Hep bir fırsat ve imkân arıyordu bir daha gitmek, Kâbe’ye yüz sürmek, Resûlüllah’ın huzurunda namaz kılmak için
Bir gün namazdan sonra camide bizimle helallaşmaya başladı

– Hayırdır inşallah İbrahim Bey, bu ne ayrılık düşüncesi? dedim
Yorgun ve mecalsiz cevap verdi:

– Bu hafta kalp ameliyatı olmak üzere hastaneye yatacağım Doktorlar çok riskli bir ameliyat olacak diyorlar Zorluğu muhakkakDönüş ihtimali de çok uzak Onun için bu son görüşmemiz olabilir Hakkınızı helâl edin!
Tabii üzüldük Bizi de endişe kapladı Hep birlikte dualar ederek, O’nu kalp ameliyatına yollamış olduk
Aradan bir müddet geçti ve İbrahim Bey’i yine arkamda namazda gördüm Oturduğu yerden kılıyordu namazı
O’nu görünce sevindik, kucaklaştık, geçmiş olsunlardan sonra korkulu ameliyatın nasıl geçtiğini sorduk

– Anlat bakalım, nasıl oldu bu riskli ameliyatın?
Ellerini havaya kaldırdı, boynunu büktü:

– Söyleyecek birşey bulamıyorum, sadece Allah diyorum, Resûlüllah diyorum Kâbe, diyorum Başka izahı yoktur bunun, diyorum

– Yani ameliyatının nasıl geçtiğinin mi izahı yoktur?

– Evet, çok korkulan ameliyatımın izahı yoktur Sadece Allah ve Resûlüllah, Kâbe derim, başka bir şey söyleyemem

– Şimdi sen ameliyatının nasıl geçtiğini anlatmayacak mısın?

– Anlatacağım anlatmasına da, sizin nasıl karşılayacağınızı bilemiyorum Onun için anlatmakta zorluk çekiyorum

– Biz iyi karşılarız, sen anlat nasıl olduğunu
İbrahim Bey, yine derinden bir iç çekti, pırıl pırıl gözyaşları beyaz sakalına aşağı inerken başladı anlatmaya:

– Doktorlar beni ameliyat masasına aldılar, üzerime de büyük elektrik ışığını çevirdiler Ben hep duâ okuyor, salavat getiriyordumNasıl oldu ise bilemedim, birden hac’da okuduğum Lebbeyk’lere başladım Ben Lebbeyk derken, birden Kâbe de karşımda belirdi Başladım Kâbe’yi tavafa Öyle aşk ve şevk içinde tavaf yapıyordum ki, âdetâ kendimden geçmiştim Bunun ne kadar sürdüğünü bilemiyorum Ama çok yoruldum Tavaftan sonra iki rekat namaz kıldım Artık sıra zemzem içmeye gelmişti Ancak, zemzem yerinde çok kalabalık vardı Yaklaşamadım, zâten yürümeye mecalim de kalmamıştı İyice de susamıştım Susuzluğumun şiddetinden olacak:

– Ne olur bir bardak zemzem! diye bağırdım Bu sırada kulaklarıma sesler gelmeye başladı:
– Ayılıyor galiba, ayılıyor galiba! diyorlardı

Neden sonra gözlerimi açtım, başımda yakınlarım vardı Birbirlerine bakıştılar, fısıldamalar oldu Bunların hacca gitmediklerini düşündüğümden, yanımda bulunmalarına bir mânâ veremedim Bir de baktım ki, bir yanımda serumcular, bir yanımda beyaz gömlekli hasta bakıcılar, birşeyler yapıyorlar Ancak o zaman hatırladım kalp ameliyatı için hastanede bulunduğumu ve ameliyatımın yapılıp bittiğini

Dini Hikayeler, Dini Makaleler - Kategorisine isimli kullanıcı Mayıs 29, 2011 Tarihinde ekledi.


One Comment on "Gerçek yaşanmış dini yazı"

commenter

Bunlara mutlaka inanmak gerekir. Allahın çok sevdiği kullarının bütün zor zamanlarında onlara umulmadık kolaylıklar yolladığına dair buna benzer çok sayıda hikaye var.

www.Dinisozler.com

İsim
(Lütfen Gerçek isim)
Email:
(Kimse göremez)
Website:
(Yoksa Boş bırakınız.)
Yorum Kutusu:
YASAL UYARI: Saygı değer üyelerimiz ve Ziyaretçilerimiz; Sitemizdeki konulara yorum eklerken lütfen sevgi ve saygı çerçevesinde bir anlayışla yola çıkalım. Tekrar ve tekrar bu çerçeveyi bozanlar olur ise, sitemizden uzaklaştırılacaktır. Site yönetiminden şikayetiniz, istekleriniz veyahut önerileriniz var ise, Lütfen İletişim bölümünden bizimle irtibata giriniz. Saygılarımızla; Dinisozler.com Yönetimi.

D¨¹ğ¨¹n Fotoğrafçısı medyum ask buyusu evlilik buyusu